HİPOKRAT’IN SÖYLEDİĞİ 40 ÖNEMLİ SÖZ

Hipokrat MÖ 460 yılında bugün Yunanistan’a bağlı olan Kos adasında dünyaya geldi. Kendisi gibi doktor olan babası Heraklides tarafından yetiştirildi ve bir yerde doktorluk yaptı. Onunla aynı çağda yaşamış olan Eflatun Phaidros adlı eserinde Hipokrat’ın insan vücudunu bir bütün olarak ele aldığını söyler. Ayrıca Eflatun ondan tıbba felsefi bir yaklaşım getiren bir Asklepiades (tıp tanrısı) diye bahseder.

Diğer yandan Hipokrat akciğer kanserini, ‘Çomak Parmak’ adlı hastalığı, akciğer hastalığını, siyanotik kalp hastalığını tanımlayarak tıp bilimine önemli katkılar sağlamıştır. Hatta ilk kez Hipokrat tarafından tanımlanan ‘Çomak Parmak’ adlı hastalığa ‘Hipokratik Parmaklar’ da denilir.

Bununla birlikte Corpus Hippocraticum adlı eser Hipokrat tarafından yazıldığı düşünülen bir yapıttır. Birçok tıbbi konu üzerine yazılmış olan araştırmaları, felsefi makaleleri, vakaları, notları ve ders kitaplarını içeriyordu. Bu eserin Avrupa ve Arap tıbbına çok büyük katkıları olmuştur. Hipokrat tarafından ortaya konulan bu eser ile bir bilim dalı olarak tıbbın temel ilkeleri ele alındı. O büyülü yöntemleri ve batıl inançları reddetmiştir. Ona göre tüm hastalıkların altında yatan doğal bir neden vardı.

Hipokrat tarafından ortaya atılan dört sıvı kuramına göre insanların yediği ve içtiği her şey dört maddeye dönüşürdü. Bedendeki dört sıvıyı da organlarla ilişkilendirmiştir. Bu kurama göre beyinde balgam, kalpte kan, midede kara safra ve karaciğerde sarı safra ve dalak oluşur. Mevsimsel olarak vücutta oluşan bu sıvılar harekete geçerdi. Evreni oluşturan dört temel unsur ise Hipokrat tarafından şöyle tanımlanır ; su nemlidir, toprak soğuktur, hava sıcaktır ve ateş kurudur.

Hipokrat tarafından kaleme alınan Aforizmalar adlı eserden 40 sözü de sizin için yazdım.

1- Gereğinden çok yiyecek tüketilmesi hastalığa yol açar ; tedavi de bunu göstermektedir.

2- Nekahet (hastalıktan sonraki iyileşme süreci) dönemindeki bir hastanın iştahı yerinde olduğu halde bedeninde herhangi bir gelişme olmaması kötüye işarettir.

3- Yaşam kısadır, sanat ise uzun, fırsat gelip geçici, tecrübe güvenilmez, kararsa zor.

4- Savaş cerrahın en iyi okuludur.

5- Hangi hastalık olursa olsun, hastanın aklının yerinde ve yemekle arasının iyi olması iyiye işarettir, tersiyse kötüye.

6- Kar ve buz gibi soğuk şeyler göğüs için zararlıdır ; öksürüğü tetikler, kanama ve nezleye yol açar.

7- İdrar zorluğu hacamatla düzelir, bu durumda içteki damarı açmak gerekir.

8- Ağır hummaya eşlik eden soğuk terlemeler ölümün habercisidir, hafif hummaya eşlik eden soğuk terlemeler ise müzmin hastalığın.

9- Ağızdan gelen köpüklü kan akciğerlerden kaynaklanır.

10- Bedenin hangi uzvunda terleme varsa, orada hastalık peydah olmuştur.

11- Hoş kokulu buhar banyoları adet kanamalarını kolaylaştırır, hatta başka durumlar için de epey yararlı olabilir ; tabi baş ağrısına yol açmadığı sürece.

12- Belirli bir nedeni olmaksızın kendilerini sürekli ve son derece bitkin hisseden kişiler aniden hayatlarını kaybederler.

13- Hıçkırık tutmuş bir kişi aksırırsa hıçkırığı geçer.

14- Boğazda bir hastalık meydana geldiğinde veya bedende şişlikler ortaya çıktığında dışkılara dikkat edilmeli : Eğer dışkılar safralıysa, hastalık bütün bedeni etkisi altına almıştır ; yok eğer sağlıklı bir insanın dışkısına benziyorsa, o zaman bedeni beslemekte sakınca yoktur.

15- Acıyı hafifletmek Tanrının işidir.

16- Yukarıdan gelen her türlü kan kötüye işarettir, aşağıdan gelen kan ve siyah dışkılarsa iyiye…

17- Damarlardan kan almanın yararlı olduğu durumlarda hastalar ilkbaharda hacamat edilmeli.

18- Başı ağrıyan, hatta baş ağrısından kıvranan kişilerde ağızdan, burundan veya kulaklardan cerahat (irin), su yahut kan gelmesi durumunda hastalık düzelir.

19- Ani ölümler zayıf kişilerden ziyade yapı itibariyle son derece şişman kişileri bulur.

20- İnsan açken yorulmamalı.

21- Kemik, kıkırdak, kiriş, çenenin zayıf kısmı ya da sünnet derisinin ucu kesilip koptuğunda bu uzuvlar artık ne gelişip düzelir ne de birleşip kaynaşır.

22- İkiz çocuklara gebe bir kadının göğüslerinden biri dolgunluğunu yitirirse, çocuklarından birini düşürür : Sağ göğsü dolgunluğunu yitirirse erkek çocuğunu, sol göğsü dolgunluğunu yitirirse kız çocuğunu…

23- Hangi eve gidersem gideyim, hastaların yararı için gideceğim. Her türlü kasıtlı kötülükten, kadınların ve erkeklerin bedenlerine şehvetle yaklaşmaktan sakınacağım.

24- Rahim hastalıklarına yakalanan veya zor doğum yapan kadınların aksırması iyiye işarettir.

25- Haddini aşması durumunda uyku da, uykusuzluk da hastalık demektir.

26- İdrarda kan yahut cerahat olması böbreklerde ya da mesanede yaraların oluştuğunu gösterir. İdrar koyuysa ve beraberinde kıla benzer küçük et parçaları geliyorsa, böbreklerden salgılanan bir ifrazat var demektir.

27- Korku veya keder uzun süre devam ediyorsa bu melankolidir.

28- Uykunun sıkıntı verdiği bir hastalık ölümcüldür ; ama uyku yararlı oluyorsa, o hastalık ölümcül değil demektir.

29- Kesintisiz hummalarda bedenin dışı soğuk oluyorsa, ama içi yanıp kavruluyorsa ve hasta susuzluk çekiyorsa durum ölümcüldür.

30- İlaçların iyi edemediği hastalıkları demir iyi eder. Demirin iyi edemediği hastalıkları ateş iyi eder. Ateşin iyi edemediği hastalıklarıysa artık iyi edilemez saymalı.

31- Kenarları soyulan yaralar kötü huyludur.

32- Astroloji bilmeyen birisi hekim olamaz.

33- Yürümek en iyi ilaçtır.

34- Çoğunluk merak eder, çok azı bilir.

35- Hastalar verilen ilaçları düzenli kullanmazlar. Bu yüzden dikkatle takip edilmelidirler.

36- Bedenlerinin herhangi bir yerinde bir ağrı olup da genellikle bu ağrıların farkında olmayan kişilerde akıl sağlığı yerinde değil demektir.

37- Ortak bir dolaşım var, ortak bir nefes. Her şey birbiriyle bağlantılıdır.

38- Doğal güçleriniz, içinizdekiler, hastalıklarınızı iyileştirecek olanlar onlar olacaktır.

39- Ne toplum, ne insan, ne de başka bir şey doğanın koyduğu sınırları aşmamalıdır.

40- Bugünün gençleri geçmişe saygı duymuyor ya da gelecek için bir ümide sahip görünmüyor.

BONUS : Doktorların mesleğe başlarken ettikleri sembolik bir yemin olan ‘Hipokrat Yemininin’ orijinali şu şekildedir :

“Bütün Tanrılar huzurunda, onları tanık tutarak ant içerim ki yeminimi, aşağıdaki sözümü tüm gücümle ve yeteneğimce yerine getireceğim. Tıp hocamı, anama babama eşdeğerde sayacağım. Varlığımı onunla paylaşacağım; gerekirse onun ihtiyaçlarını karşılayacağım. Çocuklarını kardeşlerimle bir tutacağım. Onlar hekimliği öğrenmek isterlerse, kendilerine ücretsiz ve karşılıksız olarak öğreteceğim. Kuralları, sözlü dersleri ve öğretimin öteki bilgilerini, oğullarıma, hocamın oğullarına, tıp yasasına uygun antla ve yükümlenmeyle bağımlı öğrencilere öğreteceğim. Başka hiç kimseye öğretmeyeceğim. Hastaların bakımını, aklımın ve gücümün yettiğince, onların yararına olarak yöneteceğim. Tüm kötülüklerden ve haksızlıklardan kaçınacağım. Benden istenmiş olsa bile kimseye zehir vermeyeceğim ve böyle bir telkinde de bulunmayacağım. Hiçbir kadına düşük ilacı vermeyeceğim. Yaşamımı dürüst ve temiz geçireceğim; sanatımı böyle yapacağım. Mesane taşı ameliyatını yapmayacağım; ameliyatını bu işle uğraşana bırakacağım. Hangi eve girersem gireyim, her türlü kötülükten kaçınacağım. İster özgür, ister köle olsun erkek ve kadınların bedenlerine kötülük yapmaktan sakınacağım. Her eve hastaya iyilik amacıyla gireceğim. Sanatımı yaparken, gördüklerimi ve işittiklerimi, sır saklamayı bir görev sayarak, kimseye söylemeyeceğim. Bu andımı yerine getirdiğim takdirde, yaşamımda ve mesleğimde mutlu ve yararlı olmak, insanlar arasında saygı görmek Tanrıların bana lütfü olsun. Bu andıma bağlı kalmazsam dileğimin aksi olsun.”

Hipokrat Yemininin modern versiyonu ise 1964 yılında Dr. Louis Lasagna kaleme almıştır. Modern versiyonu şu şekildedir :

‘Bu akdi, yeteneğim ve hâkimiyetim ölçüsünde, yerine getireceğime ant içerim: Attıkları adımlarda yürüdüğüm hekimlerin zorluklarla elde edilmiş bilimsel kazançlarına saygı duyacağım ve bu bilgileri takip edenlerle benimmiş gibi paylaşacağım.’
‘Aşırı tedavi ve terapötik nihilizm tuzaklarından kaçınarak hastanın yararı için gerekli tüm önlemleri alacağım. Tıbbın bir bilim olduğu kadar bir sanat olduğunu ve bu sıcaklık, sempati ve anlayışın cerrahın bıçağından veya eczacının ilacından daha faydalı olabileceğini unutmayacağım.’
‘Ne “Bilmiyorum” demekten gocunacağım ne de bir hastanın iyileşmesinde bir başka hekimin kabiliyetlerine ihtiyaç olduğunda meslektaşlarımı yardıma çağırmaktan çekineceğim.’
‘Hastalarımın mahremiyetine saygı duyacağım, benimle paylaştıklarını çevreye yaymayacağım. Her şeyden önemlisi, ölüm kalım meselelerinde dikkatle hareket edeceğim. Eğer bir yaşamı kurtarmak bana bağlı ise ne mutlu. Ama bir yaşamı almak da benim hükmümde olabilir; bu büyük sorumluluk büyük bir alçak gönüllükle ve kendi kırılganlığımın farkındalığıyla karşılanmalıdır. Hepsinden öte, tanrı rolü oynamamalıyım.’
‘Bir ateş çizelgesini, kanserli bir oluşumu değil, durumu ailesini ve ekonomik istikrarını etkileyebilecek hasta bir insanı tedavi ettiğimi unutmayacağım. Eğer hastayla layığıyla ilgileneceksem sorumluluğum bu ilgili sorunları da içerir.’
‘Önlem almak tedaviden yeğdir bu yüzden mümkün olan yerde hastalığı önleyeceğim. Toplumun hem ruh ve beden sağlığı yerinde olan hem de hastalıklı tüm insanlara karşı özel yükümlülükleri olan bir üyesi olduğumu unutmayacağım.’
‘Eğer bu yemine sadık kalırsam, yaşamdan ve sanattan keyif alayım, yaşarken saygı göreyim ve ölümümden sonra sevgiyle anılayım. Daima mesleğimin en güzel geleneklerini korumak için çalışayım ve benden yardım isteyenleri iyileştirmenin mutluluğunu yaşayayım.’