GÜNÜMÜZE KADAR GELEN 33 ŞAMANİST ADET

Türkler yüzyıllar önce İslam dinini kabul etmiştir. Buna rağmen eski dinleri olan Şamanizm bazı özellikleri ile hala varlığını korumaktadır. Günümüzde birçok alanda Şamanist adetler, inanışlar hala etkilidir. Biz de bu yazımızda kültürümüzde bugün varlığını devam ettiren Şamanist adetleri sizin için derledik.

1- Göz Değmesi İnancı/Nazar Olgusu
Bazı insanların gözlerinden kötülük değdiğine inanılır. Bunu engellemek için de nazar boncuğu kullanılır. Nazar boncuğunun Şamanizm inancından kaynaklandığı söylenmektedir. Bu yüzden insanlar kötü ruhlardan korunmak amacıyla evlerine ve üzerlerine nazar boncuğu da takarlar.

2- Ölü Yemeği Verme
Anadolu topraklarında ölü yemeği verme geleneği hala devam etmektedir. Ülkemizdeki insanlar bunu ölüye sevap olsun diye yapmaktadır. Ölü yemeği verme ve helva dağıtma geleneği Şamanizm inancındaki ‘yuğ’ adı verilen törenlerden gelmektedir. Şamanizm’de ölü yemeği verme adeti ölünün ruhunu sakinleştirmek ve onun kötülüklerinden korunmak amacıyla gerçekleştirilir. Bu gelenek Azerbaycan’da ve diğer Türk devletlerinde de etkisini devam ettirmektedir.

3- 40-7-52 Sayılarına Verilen Önem
Şamanizm inancında ruh fiziki bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Bu sayılar kozmolojik sayılardır ve ruhun diğer geçme süresini temsil etmektedir. İnsanlar ölen kişilerin ruhlarının eve geri dönmesinden korktukları için 7., 40., 52. gününde onları memnun etmeye çalışırdı. Bu zamanlarda bir takım ritüeller gerçekleştirilirdi.

Ayrıca bugün insanlar bir kişi öldükten 7, 40 ve 52 gün sonra ve senesi çıktığında, bir araya gelerek ölü için mevlit okutur ve Kuran okur. Ama Kuran’da veya hadislerde bununla ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Bunlar eski Türk inancı olan Şamanizm’den günümüze kadar gelmiştir.

4- Ağaca Bez-Çaput Bağlama
Dilek tutmak Şamanizm inancından gelir ve bir dua olarak kabul edilir. Ağaç, dağ, nehir gibi tabiat ruhları aracılığı ile dileklerin gerçekleşeceğine inanılır. Bu yüzden Anadolu’da bugün hala dileklerinin gerçek olmasını isteyen insanlar ağaçlara bez parçaları bağlar. Şamanizm inancında bez ve çaput parçaları onu bağlayan kişinin vücudunun bir parçasını temsil eder. Ağaca bağlanan bez parçaları aynı zamanda ruhlara verilen birer kurbandır. Ayrıca Nevruz’da gül ağacına dilek takmak da Şamanizm kökenli bir adettir.

5- Halı/Kilim Desenlerindeki Hayvan Figürleri
Eski Türklerde halı ve kilimlerin üzerine işlenen yılan, akrep, pars vb. gibi hayvan sembolleri bugün hala Anadolu kilimlerinde, halılarında varlığını sürdürmektedir. Şamanizm inancında bu sembollerin yapılma nedeni ise bu hayvanları uzak tutmak ve onlardan korunmaktı. Bu amaçla şamanlar vahşi hayvanların çizimlerini giydikleri kıyafetlerin üzerinde taşıyorlardı.

6- Kapı Eşiği
Kapıdan içeri girerken eşiğe basılmaması Şamanizm inancından gelmektedir. Belki siz de anne babanızdan kapı eşiğinde durmanın günah olduğunu duymuşsunuzdur. Bu aslında Şamanizm inancının kalıntısıdır. İslam dini ile bir bağlantısı yoktur. Şamanizm’de Eşik ve Ocak tanrısı vardır. Onu gücendirmemek için insanlar kapı eşiğine basmazlar ve kapı eşiğinde durmazlar.

Ayrıca Eşik tanrısını memnun etmek için kapılarını nazar boncuklarıyla, at nallarıyla ve buğday demetleriyle süslerler. Bu süsleme geleneği ve kapı eşiğine verilen önem Özbekistan ve Türkistan gibi Türk ülkelerinde hala etkisini sürdürmektedir. Anadolu’da ise yeni gelin, yeni evine girmeden önce kapı eşiğinin önünde dua eder.

7- Mezar Taşları
Arap kültüründe mezar taşı geleneği yoktur. Onlara göre ölünün kutsanması günahtır. Ölen kişinin zamanla toprağa karışıp gitmesini isterler. Diğer yandan Türk toplumlarında ise süslü mezar taşı geleneği vardır. Bu Türklerin ‘Atalar Kültü’ inancına Eski Türk askerlerinin öldürdüğü düşman sayısı kadar mezarına balbal adı verilen taşlar dikilirdi. Bu onun güçlü ve cesur biri olduğunu gösterirdi. Bugün ise balbalların yerini mezar taşları almıştır. Ayrıca Eski Türkler sıradan insanların mezarlarını da belli olacak şekilde tümsek yaparlardı ve başına işlenmiş bir taş dikerlerdi.

8- Ay ve Yıldız
Şamanizm inancında tanrı Ülgen ayın ve güneşin arkasında ve yıldızların üstünde oturmaktadır. Bu nedenle Şamanizm inancında ay ve yıldızlar kutsaldır. Ayrıca eski Şamanlar aya ‘Ay Dede’ veya ‘Ay Ata’ derlerdi. Bugün küçük çocuklar hala aya ‘Ay Dede’ demektedir. Bununla birlikte Türkiye, Azerbaycan ve Doğu Türkistan bayraklarında ay ve yıldız sembolü hala etkisini sürdürmektedir.

9- Hapşıran Birine Çok Yaşa Demek
Şamanizm inancında ruhun nefeste yaşadığına inanılır. Bundan dolayı biri hapşırdığı zaman ruhu bedeninden çıkmasın diye ‘çok yaşa’ diyorlarmış.

10- Mevlit Geleneği
Şaman ayinleri müziksiz yapılmaz. Bu ayinlerde davul ve kopuz kullanılmıştır. Günümüzde okuduğumuz mevlitler ve söylediğimiz ilahiler Şamanizm inancının bir uzantısıdır. Arap toplumunda böyle bir şey yoktur. Bu Anadolu topraklarına özgü bir adettir. İslam dininde ölünün ardından mevlit de okunmaz.

11- Ölünün Üzerine Bıçak Konulması
Eski Türkler demircilikle uğraşanlara ve silah yapanlara saygı duyarlardı. Onlara göre demir kutsaldı ve demirin kötü ruhları, düşmanları uzaklaştırdığına inanılıyordu. Bu yüzden ölen kişinin üzerine bir bıçak veya kılıç koyarak ölüyü kötü ruhların musallat olmasından koruyorlardı. Ölü bu sayede Ülgen’e güvenle ulaşabilirdi. Günümüzde ölünün üzerine bıçak koyma adeti hala devam etmektedir.

12- Köpek Ulumasının Uğursuz Olarak Kabul Edilmesi
Şamanizm inancına göre köpekler bizim göremediğimiz bedensiz varlıkları ve ruhları görebilir. Bir ruh ya da kötü bir varlık yaklaştığı zaman uluyarak bu durumu haber verir. Köpek uluması bugün hala Anadolu’da uğursuz bir durum olarak kabul edilir. Köpek özellikle birine ya da bir noktaya yönelerek uluyorsa o kişinin yakın zamanda öleceğine inanılır.

13- Tahtaya 3 Kere Vurmak
Tahtaya 3 kere vurmak aslında Şamanizm kökenli bir inanıştır. Kişi kötü bir durumdan korunmak için bunu yapar. Ayrıca kişi bu şekilde kötü ruhların duymasını engelleyerek onları ses ile uzaklaştırır ve kötü ruhları defeder. Tahtaya 3 kere vurmanın diğer amacı kötü ruhlardan korunmak için doğa güçlerinden yardım dilemektir. İlginç olan bir diğer şey ise bu inanışa Amerikalıların da sahip olmasıdır.

14- Kurşun Dökmek
Bugün hala devam eden kurşun dökme geleneği nazardan, kötü gözden korunmak için ve kötü bakışların insanın üzerinde yarattığı olumsuzlukları yok etmek amacıyla uygulanır. Eski bir Şamanizm ritüeli olan kurşun dökme, diğer adıyla kut koyma-kut dökme birinin çaldığı ‘kutu’ (talih ve saadet unsurunu) geri döndürmek amacıyla yapılan bir tür büyüdür. Kötü şansı yok etmeyi amaçlar. Ayrıca insana dadanan kötü ruhların olumsuz ve kötü etkilerini yok etmek amacıyla da kut koyma-kut dökme yapılırdı.

15- Su Dökerek Yolcu Etmek
Yolculuğa çıkan birinin ardından su dökmek kişiye iyi şans getirsin ve yolculuğu mutlu ve hayırlı bir şekilde bitsin diye yapılır. Hatta dilimizde ‘su gibi git, su gibi gel’ deyimi de vardır. Bu adetin kökeni Şamanizm inancındaki yer- su kültünden gelmektedir. Şamanizm inancında su berekettir ve kutsaldır.

16- Kapıdan Sağ Ayakla Geçmek
Kapıdan sağ ayak öndeyken geçmek Şaman kültüründen günümüze kadar gelen bir ritüeldir. Sol ayakla kapıdan geçilmesinin kişiye uğursuzluk getireceğine inanılır.

17- Kırmızı Kurdele Bağlamak
Bugün lohusa olan kadınların başına bağlanan kırmızı kurdelenin kökeni Şamanizm inancına dayanmaktadır. Bu kırmızı kurdelenin bağlanma sebebi ise anneyi ve yeni doğan bebeği ‘albız’ adı verilen şeytana karşı korumaktır. Ayrıca nişan yüzüğüne takılan kırmızı kurdeleler ve gelinliğin üzerine bağlanan kırmızı kurdele talihin ve şansın sembolüdür. Günümüzde hala devam eden bu gelenekler Şamanizm kökenlidir. Alevilikte ise mezarın başına bağlanan kırmızı kurdelenin kötü ruhları ölüden uzak tuttuğuna inanılır.

18- Mevlit Okunan Bir Eve Koku ve Gül Suyu Dökmek
Eski Şaman geleneklerinden biridir. Kötülüğün uzaklaştırılması ve kötü ruhların defedilmesi amacıyla uygulanan bu adet günümüzde de hala devam etmektedir. Bugün hala Anadolu’da okunan mevlidin ardından evin köşelerine gül suyu ve koku serpilir.

19- Türbeleri ve Yatırları Ziyaret Etmek
Bu Şamanizm inancındaki atalar kültünden gelen bir adettir. Atalar kültüne göre atalara bağlılık esastır. Şamanizm’de ataların, ölen yakınların ruhlarına ve doğa güçlerine danışmak, yardım için bunlara başvurmak son derece önemlidir. Türbeleri ve yatırları ziyaret ederek bu gibi yerlerden medet ummak da Şamanizm inancından gelmektedir. Ayrıca camilerde ve türbelerde mum yakma geleneği de bu inancın uzantısıdır. İslam dininde kesinlikle böyle bir şey yoktur. Bugün hala Anadolu’da birçok insan türbeleri ve yatırları ziyaret ederek dilek dilemeye devam ediyor.

20- Tasavvuf İnancı
Bir şeyhin duyular alemi ile bağlantı kurabilmesi, insan kılığından hayvan kılığına bürünebilmesi, suda yürümesi, uçabilmesi, ateşte yanmaması ve gaipten haber vermesi Şamanizm inancı ile bağlantılıdır. Ayrıca vecd haline geçmek için müzikten faydalanmak, sema etmek, kötülüklerden korunmak amacıyla muska kullanmak ve şeyhe sorgulamadan itaat edip kitabi bilgiye sahip olmayı hor görmek Şamanizm inancından kaynaklanmaktadır.

21- Semah Geleneği
Şamanizm inancındaki ‘Şaman Dansı’ ile Alevilikteki ‘semah’ arasında büyük bir benzerlik vardır. Alevilik ‘in İslamiyet ve Şamanizm inancının sentezi olduğu söylenir.

22- Kubbe Geleneği
Camilerdeki kubbe geleneği Türk dünyasının İslam mimarisine kazandırdığı bir özelliktir. Bizden diğer İslam ülkelerine geçmiştir. Kubbeler göçebe kültürünün bir parçası olan çadırın mimariye taşınmasıdır. Aynı zamanda Gök Tanrı inancı ile bağlantılı olan göğü, gök kubbeyi temsil eder. Daha doğrusu Gök tanrı inancı bu sayede İslam mimarisinin bir parçası haline gelmiştir.

23- Özel Günlerde İçki İçmek
İslam dininde içki içmek kesinlikle yasaktır. Eski Türklerde oldukça yaygın bir durumdur. Onlar düğünlerinde ve mutlu günlerinde bunu içkiyle kutluyorlardı. Bugün düğünlerimizdeki içki sofraları bu geleneğin devamıdır.

24- Yeni Ay Göründüğünde Dua Etmek
Yeniay yeni başlangıçları ve umutları temsil eder. Anadolu’da bir zamanlar yeni ayı gördükleri zaman diz çökerek dua ederlermiş. Ayrıca toprağa, göğe ve aya bakarak dilekte bulunurlarmış. Bu adet bize Şamanizm inancından geçmiştir.

25- Üzerlik Otu Yakmak
Üzerlik otu halk arasında nazarlık otu olarak da bilinir. Üzerlik otu yakmak bize Şamanizm inancından gelen bir adettir. Bu otu yakarak insanlar kötü ruhların olumsuz etkilerini yok etmeye ve kötü, kem gözden kaynaklanan negatif enerjiden kurtulmaya çalışırlar.

26- Ölünün Güneş Battıktan Sonra Gömülmemesi
Şamanizm’de güneş battıktan sonra yerlerin kilitlendiğine inanılır. Bu yüzden gün batımından sonra ölüler gömülmez.

27- Gece Tırnak Kesmemek
Gece tırnak kesmenin bugün bile uğursuzluk getirdiğine inanılır. Bu eski Türk inancı olan Şamanizm’den kaynaklanmaktadır. İnsanlar gece kestikleri tırnakların kaybolmasından ve kendilerine büyü yapılmasından korkuyorlardı. Bu nedenle Şamanizm’de geceleri tırnak kesmek hayırlı değildir.

28- Mezar Başında Dua Etmek-Kuran Okumak
İslam dininde ölü için mezar başında dua etme veya Kuran okuma geleneği yoktur. Peygamberimizin bu konu ile ilgili bir sözü bulunmamaktadır. Bu Şamanizm’den bize kalmış bir adettir.

29- Mezarların Ayak Uçlarında Yer Alan Küçük Suluklar
Mezarların ayak uçlarında yer alan bu küçük sulukların kökeni de Şamanizm inancından kaynaklanmaktadır. Bu suluklar ölünün ruhu susadığı zaman buradan su içsin diye yapılır. Ayrıca kuşlar ve böcekler buradan su içtiğinde ölen kişinin ruhunun bundan fayda sağlayacağına inanıyorlardı. Şamanizm’de ölünün ruhunun hayvan kılığına büründüğü inancı vardır. Özellikle kuşlar önemli bir yere sahiptir.

30- Matem / Yas Tutmak
Abartılı bir şekilde yas tutmak Şamanizm kökenli bir özelliktir. Yas tutanın saçını başını ve yüzünü yolması, bağırıp çağırması ve siyah giyinmesi Eski Türk inancı ile bağlantılıdır.

31- Su İçerken Başı Elle Tutmak
Şamanizm kökenli bu alışkanlığın nedeni suyu içen kişinin aklının uçup gitmesini engellemektir.

32- Yatak Odasını Kız Tarafının Alması
Şamanizm’e inanan Türkler’ de yeni evli çiftin yattığı çadırı kızın ailesi hazırlarmış. Günümüzde ise yatak odasını kızın ailesi hazırlamaktadır.

33- Hayvanların Kurukafalarını Eve Asmak
Şamanlar kötü ruhlardan korunmak ve onları evden uzak tutmak amacıyla öldürdükleri hayvanların kurukafalarını evin içine asarlardı. Bugün hala Anadolu’da bazı bölgelerde Şamanizm ile bağlantılı olan bu gelenek devam etmektedir.