budizm dini ve öğretisi hakkında

Dünya çapında 500 milyon inananı bulunan Budizm ilk olarak Hindistan topraklarında ortaya çıkmıştır. Daha sonra ise Çin, Tibet, Japonya, Kore, Nepal, Tayland ve Sri Lanka gibi Asya ülkelerine yayılmıştır. Budist kelimesi Sanskritçe yazılmış olan Eski Budist metinlerinde farkında olan, uyanmış kişi anlamına gelen Buddha kelimesinden gelir. Budistlerin kutsal yapılarına ise dagaba adı verilir. Bir felsefe olarak da tanımlanan Budizm dininin asıl amacı bu hayattaki kederin ve tatminsizliğin nedenlerini anlamak ve bunu iyileştirmenin yollarını bulmaktır.

Bu inançta reenkarnasyon, karma ve meditasyon olmak üzere üç ana öğreti vardır. Karma kişilerin kendi iradesi ile yaptığı şeyleri ve bunun sonuçlarını kapsar. Kötü şeyler yapan birinin karması kötü, iyi şeyler yapan birinin karması ise iyidir. Tenasüh yani reenkarnasyon ise bir hayattan diğerine geçiş anlamına gelir. Budist inanışına göre çile ve eziyet kaynağı olan tenasüh sadece insan için değil diğer bütün canlılar için de geçerlidir. Ancak sadece insan olarak gelindiğinde Nirvana’ya ulaşılabilir. Nirvana isteklerin ve ihtirasların esaretinden ve kötülüğün ateşinden kurtulmuş, sakinleşmiş kişi anlamına gelir. Budizm inancında Nirvana’ya ulaşmış birine ölümden sonra ne olacağıyla ilgili bir bilgi yoktur. Dolayısıyla Buda’ya ne olduğu da bilinmemektedir.

Siddhartha Gautama Budizm dininin kurucusu olarak kabul edilir. O yaşamdaki kederin ve ıstırabın nedenlerini anlamak için yaptığı uzun bir çalışmanın sonucunda manevi olgunluğa kavuştu. Bu sayede Budalık makamına eriştiği kabul edilir. Ayrıca ondan Tarihi Buda olarak da bahsedilir. Hint Yarımadasından Asya topraklarına ve dünyanın geri kalanına yayılan Budizm Hindistan’da zamanla etkisini kaybetmiştir. Budizm de her şeyi yoktan var eden, yaratan bir tanrı inancı bulunmamaktadır. Bununla birlikte onlar ruhun varlığını da kabul etmezler. Onlara göre her şey birbiriyle bağlantılıdır ve eş zamanlı olarak varlığını sürdürmektedir.

BUDİZM NEDİR? KURUCUSU KİMDİR?
Buda’nın doğum yeri olarak Nepal’deki Lumbini gösterilmektedir. Siddhartha Gautama yani Buda Sakya kabilesinden bir prens olarak milattan önce 563 yılında dünyaya gözlerini açar. 29 yaşına gelinceye kadar hayatın dertlerinden ve acılarından uzakta iyi bir yaşam sürer. Bir gün acıların karşısında metanetini koruyan bir keşişle karşılaşır ve ondan çok etkilenir. Ailesini, konumunu ve zenginliği geride bırakarak aşırı fakir bir şekilde hayatını sürdürmeye başlar. 6 yıl bu şekilde yaşadıktan sonra Siddhartha Gautama en sonunda aşırı fakir bir hayatın da zevk düşkünlüğü gibi onu gerçeğe ulaştıramayacağını anladı.

Mayıs ayında, dolunayın olduğu bir gecede, Ganj nehrinin bir kolu olan Neranjara nehri kıyısındaki Bo ağacı da denilen bir incir ağacının altında meditasyon yaparken aydınlanmaya erişti. Onun aydınlanmaya ulaştığı bu yer daha sonra kutsal ziyaret makamı olarak kabul edildi.

Siddhartha Gautama bugünkü Varanasi şehri yakınlarındaki bir geyik parkında ilk vaazını beş eski dostuna verdi. Dostlarını iki aşırılıktan uzak durmaya çağıran Buda’nın ilk vaazı doktrinin tekerleği olarak anıldı. Bu yüzden tekerlek Buda’nın simgesi haline geldi. Buda vaazlarına devam etti ve çevresinde birçok insan topladı. 40 yıl boyunca seyahat etti ve vaaz vermeyi sürdürdü. Verdiği vaazlar genellikle büyük bir ilgi gördü. Buda seksen yaşını geçtikten sonra Kuşinigara şehrine gitti. Keşişlerine son kez öğüt verdikten sonra bir kanepenin üzerinde kendini ölüme terk etti. Buda’nın bedeni yakıldı ve külleri on parçaya ayrılarak koruma altına alındı.

BUDA ÖĞRETİSİNİN TEMELLERİ NELERDİR?
Budizm dininde kurtuluşa ermek için verilen öğreti 4 kutsal gerçekten meydana gelir. Bunlardan ilki insanın var oluşunda acı, ölüm, tatminsizlik, yaşlılık gibi sıkıntıların olduğu gerçeğidir. İkincisi ise ıstırabın, acının temelinde yatan sebep iste arzu ve ihtiraslardır. Bu yüzden insan yeni karma, tenasüh ve ölümle yüzleşmek zorunda kalır. Üçüncü kutsal gerçek bu acılardan, ıstıraplardan kurtulmak için fani işlerden ve isteklerden kurtulmaktır. Bu sayede sürekli tekrarlanan devrelerden kurtulmanın tek yolu olan Nirvana’ya ulaşır. Dördüncüsü ise bunu elde etmenin yolu olarak Buda’nın sekiz dilimli yolunu gösterir.

Bu sekiz dilimli yolda insan ilk gerçeğin farkına varır, ikinci gerçeği anlar ve üçüncü kutsal gerçeğin gerçekleşmesini sağlar. Sila (ahlak), samdhi (meditasyon) ve panna (hikmet) sekiz dilimli yolun üç ana maddesidir. Sekiz dilimli yol bu üç ana maddeden yola çıkarak geliştirilmiştir. Buda’nın sekiz dilimli yolunun doğru geçim, doğru söz, doğru davranış olmak üzere sila ile ilgilidir. Diğer iki yolu olan doğru muhakeme ve doğru murakabe ise samdhiye ile bağlantılıdır. Doğru düşünce, doğru anlayış ve doğru niyet olmak üzere 3 yol panna ile ilgilidir.

Budizm inancı bireysel ruhu, manastır düzeni içerisinde kast sistemini, kişinin çeşitli yollar aracılığı ile kendine eziyet etmesini yasakladı. Ayrıca bu inanç Vedaların otoritesini ve Vedik kurban sistemini reddetti. Diğer yandan genel Hint inançlarından biri olan karmayı, yani tenasühü ve feragat yolu ile tenasühten kurtulmayı kabul etti.

Budizm inancının özünde bir yaratıcı tanrıya yer verilmediği için ve Brahman ayinlerine vb. yer verilmediğinden dolayı Buda’nın öğretileri Brahmanlar tarafından bir küfür olarak kabul edildi. Budizm yaratıcı tanrı anlayışından uzak bir din olmasına rağmen yine de tanrıyı inkar eden bir ifadesi bulunmamaktadır. Çünkü bu inançta esas olan şey tenasüh döngüsünü kırmak ve ıstıraptan, acıdan kurtulmaktır. Buda bütün putların kırılmasını emretti. Ancak daha sonra Buda’nın heykelleri yapıldı ve tanrılaştırıldı.

Bu inançta 5 emir anlayışı da vardır. Bunlardan ilki ve önemlisi ahimsa yani öldürmemek ve zarar vermemektir. Diğerleri ise yalan söylememek, hırsızlık yapmamak, duyuları yanlış yola çevirmemek ve içki, uyuşturucu kullanmamaktır. Budizm dininde bütün canlılar birbirinin akrabası sayıldığı için kan dökmemenin önemine inanılır. Ayrıca cinsel olarak tatmin olmak da bütün kötülüklerin kaynağı olarak görülür.

Budistlerin cömert olması ve maddiyata bağlı olmamaları beklenir. Ayrıca Budistler keşişlere yiyecek sağlamak, misafir ağırlamak, yeni manastır yaptırmak, hayır işlerine yardım etmek ve keşiş adayına kefil olmak gibi konularda teşvik edilir.

Budizm dininde üç cevher adı verilen iman bildirisi vardır. Bunlar ; Buda’ya sığınırım, dhammaya ( doktrin) sığınırım ve Sangha’ya sığınırım şeklinde söylenir. Bu üç cevherden birini kabul etmeyen biri Budist olamaz. Diğer yandan Budizm inancında Adi- Buda kavramı vardır. Buna göre her şeyi yoktan var eden tanrı inancı yerine ezeli Buda inancı vardır.

Rahipler manastırlarda toplu bir şekilde yalnız olarak yaşamlarını sürdürürler. Sangha dünyadaki en eski rahipler topluluğudur. Bununla birlikte rahibelerin kurduğu bir topluluk da vardır. Rahip yada rahibe olmayan insanlar Nirvana’ya ulaşamazlar.

Kötü karması olanlar içinde bulundukları devrenin sonundaki cehennemde, iyi karması olanlar ise gökyüzündeki cennette tanrılar ile birliktedir. Ancak bu cennette ve cehennemde devamlı olarak kalınmaz. Gerçek mutluluğa tenasühten kurtularak ve Nirvana’ya ulaşarak erişilir. Bir Budistin bir gün boyunca yaptığı, söylediği ve düşündüğü her şey hakkında farkındalığa sahip olması beklenir.

Budizm inancında da İslamiyette ve Hristiyanlıkta olduğu gibi bir kurtarıcı inancı vardır. Bu kurtarıcının adı Ajita ve sülale adı da Metteyya’dır. Buda kendisinin tamamlayamadığı bu dini, Metteyya adlı kişinin tamamlayacağını ifade etmiştir.

Budistler ölülerini yaktıkları gibi gömebilir de. Çocukların ve fakir insanların bedenleri gömülür. Onlar için önemli olan kişilerin mezarlarında mum yakarlar onlara çiçek sunarlar.

BUDİZM İNANCINDA KUTSAK NESNELER, MEKANLAR VE GÜNLER
Budist inancında Buda ile ilgili olarak belirlenen kutsal nesneler vardır. Bu nesneler Buda öldükten sonra kabul edilmiştir. Bunlar Buda’nın külleri, heykelleri ve onunla ilgili diğer hatıralar ve Bo yada Bodhi ağacıdır. Buda ile bağlantılı olan ve Kuzeydoğu Hindistan’da yer alan 4 kutsal yer vardır. Bunlar ; doğum yeri olan Lumbini, aydınlanma yeri olan Bodhi Gaya, ilk vaazını verdiği yer olan Varanasi yakınında Sarnath’daki geyik parkı ve öldüğü yer olan Kuşinagara’dır.

Budistler için bazı kutsal günler vardır. Bunlar yıllık ve aylık olmak üzere ikiye ayrılır. Her ayın dolunay, yeniay, ilk ve son dördün günleri kutsaldır. Buda’nın aydınlanıp Nirvana’ya ulaştığı gün olan Mayıs dolunayı da kutsal kabul edilir ve kutlanır. Ayrıca Budistler için Şubat dolunayı kutsaldır. Muson yağmurları yüzünden manastırlara kapanan keşişler temmuz ayının ilk günü ayın doğmasından aralık dolunayına kadarki süre içerisinde halka vaaz verirler ve onları eğitirler.